fbpx

İşverenin Kişisel Verileri Koruma Yükümlülüğü

Kişisel verilerin korunması, güncelliğini ve önemini korumaya devam ediyor. Bu konuda en önemli yükümlülüklerden birini ise işverenlerin kişisel verileri koruma yükümlülüğü oluşturuyor. Ayrıca İş Kanunu m.75 gereğince de işverenlerin, işçi hakkında edindiği bilgileri saklama ve açıklamama yükümlülüğü bulunuyor.

Bilindiği üzere, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun getirdiği en önemli yükümlülük, veri sorumlularının edindikleri kişisel verileri işlemeden önce açık rıza alma yükümlülüğü. Bu yükümlülüğün istisnalarından birini, bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerinin işlenmesi durumu oluşturuyor.

Bu istisna, işçi ile işveren arasında kurulacak iş sözleşmeleri için ve ancak sözleşmenin kurulması için gerekli bilgiler için kullanılabilir. Ancak takdir edilmelidir ki, iş sözleşmesinin imzalanması aşamasına kadar, işçi ile birçok görüşme yapılıyor ve işçiden birçok bilgi talep ediliyor.  Hatta öyle ki bu sorular bazen özel hayatın gizliliği sınırını dahi aşabiliyor. Bu noktada, Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun, işçiden yalnızca kullanım amacına yani işçinin yapacağı işin niteliğine uygun verilerin yine sadece işçinin açık rızası ile işlenebileceğini  vurguluyor. Bu sebeple tüm işverenlere, iş görüşmesinde işçiden veri edinmeden önce açık rıza almalarını ve kullanım amacını aşan, eşitlik ilkesi ya da özel hayatın gizliliğine müdahale eden verileri işlememesini tavsiye ediyoruz.

İşçiden aldığı açık rıza ile yalnızca kullanım amacına uygun olarak edindiği verileri işleyen işverenin, bu verileri saklama ve kimseyle paylaşmama yükümlülüğü bulunuyor. Bu yükümlülük, yurtdışı merkezli ya da yurtdışı ile ortak çalışan işverenler için daha ağır şartlara tabi iken olası bir işyeri denetlemesi durumunda ise ortadan kalkıyor. Yine aynı şekilde, işverenin sosyal sigorta işlemleri gibi hukuki sorumluluklarını yerine getirmesi için de bu bilgileri paylaşma hakkı bulunuyor.

Burada tartışmalı bir husus ise, işe alım sırasında birçok özgeçmiş toplayan işverenlerin, işçinin açık rızası bulunması halinde, işe almadığı işçilerin özgeçmişlerini muhafaza edip edemeyeceği hususu. Bu konuda şahsi görüşüm, kanunun ancak kullanım amacına uygun verilerin işlenebileceği sınırını çizmesi sebebi ile, incelendikten sonra iş ilişkisi kurulmayan özgeçmişlerin ileride değerlendirilmek üzere işveren tarafından muhafazasının kanuna aykırılık oluşturacağı yönündedir.

Son olarak, işçi hakkında edindiği kişisel verileri korumayan işveren için kanunda, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına varan yaptırımların öngörüldüğü tekrar belirtmemiz gerekiyor. Koruma yükümlülüğüne uyulmayan verilerin, kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri gibi özel nitelikli veriler olması halinde ise bu yaptırımların oranı yarı oranında arttırılıyor.

Av.AYŞEGÜL ZENGİN

Makaleyi Paylaş

Makale Linkini Kopyala

Kopyala